Yazar. Ayrıca Medyascope'ta Zeytin Dalı ve Sabun Köpüğü programlarını hazırlayıp sunuyor.

 

Zeytin Dalı’nın bu haftaki konuğu araştırmacı yazar Aslı Kotaman oldu. Programda Kotaman’ın “Eksilerek Çoğalmak” adlı yeni kitabı ele alındı.

Zeytin Dalı’nın bu haftaki konuğu araştırmacı yazar Aslı Kotaman “Eksilerek Çoğalmak” adlı yeni kitabını Müge İplikçi’ye anlattı. Kitabın alt başlığı olan “Bu hayatı hiç kimse incinmeden atlatamaz” cümlesinin çıkışını anlatan Kotaman, yaşamı bir sürtünme ve temas hikâyesi olarak gördüğünü söyledi: 

“Hayatla temas eden her yerimiz aslında inciniyor ama bu incinmeyi olumsuz bir şey olarak görmüyorum. O incinme bir imkân. Dr. Engin Geçtan’ın dediği gibi, yontula yontula insan oluyoruz. Fazlalıklar atıldıkça ortaya çıkan şekil biziz.” 

Kitabın ana izleğini oluşturan bütünlük yanılsamasını eleştirirken, anlamın, parçaların ve kırıkların içinden çıkarıldığını vurgulayan Aslı Kotaman, “Hayat parçalı. Anlam neden bütün olsun ki? Elimde bir avuç çakıl taşı olsun, masaya atayım. İstersen yan yana gelen iki taşı aşk diye okuruz. Aynı taşları yeniden atınca bambaşka bir hikâye çıkar. Anlamı kuran biziz” diye konuştu. 

Aslı Kotaman, çağımızın en büyük sorununun boşluğa tahammül edememek, her şeyi doldurmak, açıklamak ve göstermek zorundaymışız gibi yaşamak olduğunu öne sürdü.  “Oysa anlamın çoğalması tam da boşluklarda mümkün oluyor” diyen Kotaman sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Hiçbir şeyin gizemli kalmasına izin vermediğimiz bir dünyadayız. Her şeyi betimliyoruz, açıklıyoruz. Ama nefes aldığımız yer o küçük boşluklar. Bir örgünün estetik görünmesini sağlayan da ilmeklerin arasındaki boşluk. Boşluk olmadığında turşu kavanozunun içinde kalmış gibi oluyoruz.”