Dijital okuma platformları gençler için yaratıcılığı besleyen güvenli ifade alanları mı, yoksa kimlik gelişimini ve ilişki algısını şekillendiren görünmez riskler mi taşıyor?
Milyonlarca gencin kullandığı Wattpad’e yönelik tartışmalar sürerken Psikolog Gül Ulaş, platformların ergenlerin kendilerini ifade etmelerine katkı sağlarken aynı zamanda toksik ilişki kalıplarını normalleştirebildiğini, ekran bağımlılığı ve sosyal kaygıyı derinleştirebildiğini söyledi. Ulaş’a göre gençleri korumanın yolu yasaklardan değil, medya okuryazarlığı ve eleştirel düşünme becerilerinin güçlendirilmesinden geçiyor.
Wattpad okuru Melisa Sönmez ise platformda hangi tür içerikleri okuduğunu, bu hikâyelerin okuma alışkanlıklarına ve düşünce dünyasına nasıl yansıdığını anlattı.
Peki dijitalleşen okuma düzeni gençlerin psikolojisini ve kimlik gelişimini nasıl etkiliyor?
Platformun gençler üzerindeki etkisini anlamanın yollarından biri de bu hikâyelerle büyüyen okurların deneyimlerine kulak vermek. Wattpad’i ergenlik yıllarında yoğun olarak kullanan Melisa Sönmez, platformun kendisinde bıraktığı izleri anlattı.
Melisa Sönmez, fantastik ve dram türündeki hikâyeleri okumayı sevdiğini, özellikle farklı dünyaları ve gerçek dışı kurguları konu alan eserlerin ilgisini çektiğini söyledi. Wattpad okumaya başladığında 13 yaşında olduğunu belirten Sönmez, platformun okuma alışkanlığı kazanmasında önemli bir rol oynadığını ifade etti.
“Eskiden çok daha az okurken Wattpad sayesinde neredeyse her gün okumaya başladım. Daha sonra basılı kitaplara yöneldim ve zamanla Wattpad okumayı bıraktım” dedi.
“Geçmişe dönüp baktığımda etkisini daha iyi görüyorum”
Melisa Sönmez, Wattpad’de okuduğu hikâyelerin kendisini nasıl etkilediğini şöyle anlattı:
“İlk okumaya başladığım dönemlerde bunu fark etmemiştim ancak bugün geriye dönüp baktığımda, birçok hikâyede kadın karakterlerin oldukça pasif yazıldığını görüyorum. Çoğu zaman erkek karakter olmadan bir şey yapamayan, başrolde olmasına rağmen adeta bir nesne gibi kurgulanan kadın karakterler vardı.
O yaşlarda bunları normal sanıyordum fakat bugün bunun aslında kadınları değersizleştiren bir anlatım biçimi olduğunu düşünüyorum. Bunun etkileri zaman zaman hâlâ aklıma geliyor.
Unutamadığım bir hikâye var. İsmini hatırlamıyorum ancak bir yazar, hikâyedeki mutlu ve neşeli başrol karakterini bir anda intihar ettirerek hikâyeyi bitirmişti. Daha sonra yaptığı açıklamada kuzenini kaybettiğini ve bu nedenle karakterine de mutlu bir son yazamadığını söylemişti. O yaşta böyle bir hikâyeyi okumak beni gerçekten çok sarsmıştı.”
“Wattpad’in gençleri okumaya teşvik ettiğini düşünüyorum”
Wattpad’in çevresindeki birçok insanın kitap okuma alışkanlığı kazanmasında önemli bir rol oynadığını ifade eden Sönmez, platformun olumsuz yönlerine de dikkat çekti.
Sönmez, “Lisenin sonlarına gelmiş olmamıza rağmen kitaptaki kurgusal karakterlerin gerçek hayatta var olabileceğine inanacak kadar kendini hikâyelere kaptıran sınıf arkadaşlarım vardı” diye konuştu.
“Genel olarak değerlendirdiğimde Wattpad’in gençleri okumaya teşvik ettiğini düşünüyorum” diyen Sönmez, kendisinin ve akranlarının bu platform sayesinde bir geçiş noktası yaşadığını belirtti.
Melisa Sönmez, Wattpad’in gençleri daha basit kurgulara ve anlaşılır bir dile alıştırdığını, zaman içinde ise edebi değeri daha yüksek ve anlaması daha zor kitaplara yönelmelerini sağladığını söyledi.
“Wattpad’in gençler üzerindeki çift yönlü etkisi”
Psikolog Gül Ulaş, dijitalleşmenin geleneksel okuma ve yazma pratiklerini kökten değiştirdiğini, artık karşımızda yalnızca pasif bir okuyucu değil, aynı zamanda aktif içerik üreticisi olan yeni nesil bir gençlik bulunduğunu söyledi.
Gelişimsel açıdan ergenliğin, bireyin “Ben kimim?” sorusuna yanıt aradığı, sınırlarını denediği ve bir gruba ait olma arzusu taşıdığı karmaşık bir dönem olduğunu ifade eden Ulaş, Wattpad gibi platformların 13-17 yaş arasındaki ergenlerin kendilerini ifade etme ihtiyacına doğrudan yanıt verdiğini vurguladı:
“Bu platformlar gençlere kendi hayal güçlerini, bastırılmış duygularını veya çatışmalarını kurgusal hikâyeler aracılığıyla dışa vurma, yani bir anlamda psikolojik katarsis (boşalım) yaşama alanı sunuyor. Yapılan uluslararası araştırmalar, bu tür platformların gençlerin yaratıcı yazarlık motivasyonlarını artırdığını, kelime hazinelerinin gelişmesine ve hayal güçlerini özgürce kullanmalarına katkı sağladığını gösteriyor.
Ancak madalyonun diğer yüzünde, kimlik inşası açısından ciddi riskler de bulunuyor. Akran denetiminden ve profesyonel bir editör sürecinden geçmeyen bu mecralarda gençlerin karşılaştığı içerikler her zaman gelişim düzeylerine uygun olmayabiliyor.
Ergenlik dönemindeki ‘sosyal onay’ ihtiyacı burada beğeni ve okunma sayıları üzerinden somutlaşıyor. Daha fazla görünür olmak isteyen bir genç; platformda popüler olan argo dili, cinselleştirilmiş kurguları veya suç unsurlarını kendi kimlik sunumunun bir parçası hâline getirmeye başlayabiliyor.
Özetle bu platformlar gençlere kendini ifade etme özgürlüğü sunarken, denetimsizlik nedeniyle kimlik karmaşasını ve yapay bir popülerlik algısını tetikleme potansiyeli taşıyor.”
“Çevrimiçi hikâyeler duygusal boşlukları doldurma aracına dönüşebiliyor”
Gül Ulaş, ergenlik döneminde ekran kullanımının ve kabul görme arzusunun zaman zaman aile bağlarının önüne geçebildiğini, çevrimiçi hikâyelerle kurulan yoğun duygusal bağın ise gencin gerçek hayatta bulamadığı veya ifade edemediği duygusal boşlukları doldurma çabasına dönüşebildiğini ifade etti:
“Genç, okuduğu karakterle kendini özdeşleştirir; onun yalnızlığında, öfkesinde veya isyanında kendi iç dünyasından parçalar bulur.
Literatürdeki verilere baktığımızda bu bağın yoğunlaştığı gençlerin psikolojik profiline ilişkin dikkat çekici bulgularla karşılaşıyoruz. Ülkemizde ortaokul ve lise öğrencileri üzerinde yürütülen bir alan araştırması, konunun psikolojik boyutunu ortaya koyuyor: Wattpad kullanan ve takip eden gençlerin, kullanmayan akranlarına kıyasla ‘kişilerarası duyarlılık’, ‘kişilerarası kaygı’ ve ‘bağımlılık’ puan ortalamalarının istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu bulunmuştur.
Aynı çalışmada bu gençlerin, ‘kişilerarası sunumu düzenleyebilme’; yani gerçek sosyal ilişkilerde kendilerini sağlıklı biçimde ifade edebilme becerilerinin daha düşük olduğu saptanmıştır.”
Ulaş, bu platformları yoğun biçimde kullanan çocukların genellikle gerçek dünyadaki sosyal etkileşimlerde daha kaygılı, reddedilmeye karşı daha hassas ve yalnızlık duygusuyla baş etmekte daha fazla zorlanan bir ergenlik süreci yaşayabildiklerini belirtti.
Gençlerin, gerçek dünyanın çatışmalarından, okulun veya ailenin getirdiği sorumluluklardan uzaklaşarak bu hikâyelere sığınabildiğini ifade eden Ulaş, bunun zaman içinde “ekran ve içerik bağımlılığı” döngüsünü ve siber zorbalık risklerini beraberinde getirebileceğini söyledi.
“Toksik ilişkiler romantikleştiriliyor”
Wattpad gibi platformların gençlerin aşk, arkadaşlık ve başarı gibi kavramlara yönelik beklentilerini değiştirebildiğini söyleyen Ulaş, bu değişimin önemli ölçüde toksik ilişki kalıplarının normalleşmesine yol açabildiğini ifade etti.
“Ergenlik dönemi, bilişsel olarak şemaların; yani bireyin dünya, kendisi ve ilişkiler hakkındaki temel inançlarının şekillendiği ve kalıcı hâle geldiği bir dönemdir. Bu platformlarda yayımlanan popüler kitaplar üzerine yapılan güncel içerik analizleri, söz konusu kurguların gençlerin zihinsel dünyasında nasıl etkiler oluşturabileceğini gözler önüne seriyor” dedi.
İncelenen popüler eserlerde (örneğin Yabancı: Şahmeran, 3391 Kilometre gibi kurgularda) şiddet, zalimlik, öfke, tembellik ve intikam gibi olumsuz davranış kalıplarının yoğun biçimde işlendiğini ifade eden Ulaş, şunları söyledi:
“En dikkat çekici noktalardan biri şu: Erkek karakterin kadına yönelik tehditkâr bir dil kullanması, psikolojik baskı kurması ve güç gösterisinde bulunması; yani açık biçimde flört şiddeti içeren davranışlar sergilemesi, kurgu içinde kadının ona âşık olmasıyla adeta ödüllendiriliyor.
Genç okur bu anlatı kalıplarına maruz kaldığında kıskançlığı, kısıtlamayı, manipülasyonu ve hatta sözel ya da fiziksel şiddeti ‘büyük bir aşkın göstergesi’ olarak algılamaya başlayabiliyor.
Başarı ve eğitim algısı da benzer biçimde etkilenebiliyor. İçerik analizlerinde; karakterlerin sürekli dersten kaçması, geleceğe dair kaygı taşımaması, eğitimini veya geleceğini yalnızca ‘aşk uğruna’ kolayca feda etmesi gibi davranışların normalleştirilerek sunulduğu görülüyor.
Bu durum, gerçek hayatta çaba, sabır ve emek gerektiren başarı ve ilişki dinamiklerini gençlerin gözünde değersizleştirebilir; onları gerçek dışı, narsistik ve manipülatif beklentilere yönlendirebilir.”
Nitelikli edebiyat ile dijital kurgu arasındaki fark
Nitelikli bir edebî eser okumanın, beynin empati, zihin kuramı ve ayna nöron sistemlerini harekete geçirerek bireyin hiç tanımadığı hayatların perspektifinden bakabilmesini sağladığını belirten Ulaş, dijital platformların da teorik olarak benzer bir potansiyele sahip olduğunu söyledi.
Farklı kültürlerden gençlerin ortak duygular etrafında buluşmasına ve iletişim kurmasına imkân sağlayabilecek bu platformların, içeriklerin niteliği nedeniyle her zaman aynı etkiyi yaratmadığını ifade etti.
Wattpad özelinde ise kurguların çoğunlukla edebî derinlikten uzak olabildiğine dikkat çeken Ulaş, yayınevleri tarafından ticari kaygılarla basılı hâle getirilen bazı eserlerde dil kullanımının büyük ölçüde günlük konuşma dili ve argo ile sınırlı kaldığını belirtti.
Duyguların derinlemesine işlenmek yerine aşırı nefret ya da aşırı tutku gibi uç noktalarda ve yüzeysel biçimde aktarılabildiğini vurgulayan Ulaş şöyle konuştu:
“Duygu regülasyonu (duyguları düzenleme) becerisi; akran etkileşimi ve sağlıklı rol modeller aracılığıyla gelişir. Karakterlerin öfkelendiklerinde doğrudan şiddete başvurduğu, sorunlarını alkol, madde kullanımı veya kendine zarar verme davranışlarıyla çözmeye çalıştığı kurgular; gencin empati becerisini geliştirmek yerine dürtüselliğini artırabilir.
Sosyal beceriler açısından da ekran başında geçirilen denetimsiz süreler arttıkça gençlerin yüz yüze iletişimde yaşadığı kaygı düzeyi yükselebilir ve kendilerini gerçek hayatta sağlıklı biçimde konumlandırmakta zorlanabilirler.”
“Yasaklar yerine medya okuryazarlığı güçlendirilmeli”
Wattpad’e yönelik erişim tartışmalarını psikolojik açıdan değerlendiren Ulaş, yasaklamanın tek başına koruyucu bir yöntem olmadığını ifade etti.
Ergenlik döneminin temel özelliklerinden birinin, yasaklanan şeylere yönelik merakın artması olduğunu vurgulayan Ulaş, şöyle devam etti:
“Dijital çağda teknik olarak alternatif yollar (VPN gibi) bulmak ergenler için oldukça kolaydır. Yasaklamak yalnızca tehlikeyi görünmez hâle getirir; ancak gencin bu tehlikeye karşı bilinç geliştirmesini sağlamaz.
Asıl kalıcı ve sağlıklı yöntem, dijital medya okuryazarlığını ve eleştirel düşünme becerilerini güçlendirmektir.
Gençlere ‘Bunu okuma’ demek yerine, okudukları metinlerdeki toksik ilişki kalıplarını, manipülasyonu ve kadına yönelik şiddeti fark edebilecek bilişsel süzgeci kazandırmamız gerekir.
Bir çocuk, ‘Buradaki erkek karakterin uyguladığı şey aşk değil, bir flört şiddetidir’ diyebildiği gün, onu korumaya başlamış oluruz. Yasaklar pasifleştirir; medya okuryazarlığı ise genci güçlendirir ve korur.”
“Çocuğunuzun yalnızca kitap okuduğunu düşünmeyin”
Psikolog Gül Ulaş, dijital okuma platformlarının sağlıklı kullanılabilmesi için ailelerin çocuklarının çevrim içi deneyimlerini yakından takip etmesi gerektiğini söyledi.
Ebeveynlerin en sık yaptığı hatalardan birinin, çocuklarını kitap okurken gördüklerinde bunu otomatik olarak güvenli bir etkinlik olarak değerlendirmek olduğunu belirten Ulaş, “Çocuğunuzun ne okuduğunu ve platformlarda kimlerle etkileşim kurduğunu incelikli ancak düzenli biçimde takip etmeniz gerekiyor” dedi.
Ailelere tavsiyelerde bulunan Ulaş, şöyle konuştu:
“Yargılamadan iletişim kurun. Çocuğunuzun okuduğu bir Wattpad kitabıyla karşılaştığınızda, ‘Bu ne biçim kitap, çok saçma/zararlı’ diyerek sert tepki göstermeyin. Bu yaklaşım, çocuğunuzun sizden uzaklaşmasına ve okuduklarını gizlemesine yol açabilir.
Bunun yerine meraklı bir yaklaşımla, ‘Bu karakterin hangi özelliği senin ilgini çekiyor?’, ‘Sence gerçek hayatta böyle bir ilişki sağlıklı yürür mü?’ gibi açık uçlu sorularla çocukta eleştirel düşünme becerisini destekleyin.
Gerçek sosyal alanlar yaratın. Yapılan alan araştırmalarında gördüğümüz yüksek kişilerarası kaygı ve yalnızlık bulgularını azaltabilmek için gençlerin kendilerini ait hissedecekleri sosyal, sanatsal veya sportif alanlar oluşturmalıyız.
Gerçek dünyada sağlıklı akran ilişkileri kurabilen ve aidiyet hisseden bir gencin, sanal dünyadaki melankolik ve toksik kurgulara sığınma ihtiyacı zamanla azalacaktır.
Okullarda eğitimciler, ergenlik döneminin ihtiyaçlarına (macera, kimlik arayışı, arkadaşlık) hitap eden; ancak edebi değeri yüksek, pedagojik süzgeçten geçmiş gençlik edebiyatı örneklerini sınıflara taşımalıdır.
Dijital platformların sunduğu yazma motivasyonu; okul dergileri, kompozisyon kulüpleri veya güvenli okul içi bloglar aracılığıyla daha akademik ve sağlıklı bir zemine yönlendirilebilir.