Dosya konusu “ışık” olarak kararlaştırıldığında aklıma insanlık tarihinin ışıkla kurduğu ilişkinin ayak izlerini adımlamak düşmüştü. Prehistorik çağlara, insanlığın ışığı yapay olarak üretemediği zamanlara kadar gitmek gerekti mesela. Güneş takviminden önce ayın düzenli döngüsünün hesaplanabildiği, hilalin erkekle, dolunayın kadınla özdeşleştirildiği dönemlerden güneşin hareketlerinin hesaplanıp güneş takvimine geçildiği, kandillerle aydınlatılan hanelerden, revzen ve vitraylardan bugünün sokak lambalarına ışığın insanlığın hayatındaki tayin edici rolünün ayak izlerini takip edince insanın ışığa ve kimi zaman da onun estetizasyonuna nasıl da ihtiyacı olduğunu görmemek mümkün değildi.
Işık üzerinden bu beş dakikada insanlık tarihi, ışığın insanlık tarihindeki bu belirleyici pozisyonu akla Prometheus’u getirir tabii ki. Çünkü insanlara ışığı ve ısıyı kontrollü kullanmayı öğreten Prometheus’tu. Yunan Mitolojisinin ölümlülere yardım eden halkçı tanrısı Prometheus’un Zeus tarafından cezalandırılmasının sebebi ateşi, kimseyi dinlemeden sefil hallerine acıdığı insanlara taşımasıydı. Kafkaslarda, kartalların yediği karaciğeriyle zincire vurulmak olmuştu Prometheus’un cezası. Madenci tanrı Hephaistos ve Kratos, Zeus’un emrini yerine getirmek üzere Prometheus’u kayalıklara zincirlerler. Hephaistos üzgündür, Prometheus’un uğradığının büyük bir adaletsizlik olduğunun ayırdındadır. Güçlüden yana durmasa da sadece verilen görevi istemeye istemeye yerine getirir. Ama Kratos durumdan vazife çıkarmıştır, Prometheus’u cezalandırma işini hevesle yerine getirir. Prometheus, koro ile konuşurken yaptıklarını sayar. Sıra ateşi insanlara taşıdığını ve onlara öğrettiğini söylemeye gelince koro çok şaşırır. Aiskhylos’un Prometheus’u Zeus’un kurduğu keyfi düzeni kabullenmez ona isyan eder. Bu isyanın en büyük simgesi de ısının ve ışığın kontrolünü ölümlülere taşımasıdır. Prometheus ölümlülerin zanaatları öğrenmelerini, kendi kendilerini geliştirebilmelerini ister, bunlara hakları olduğunu da düşünür. Ateş demek ışığı, ısınmayı kontrol altına alabilmek demektir. Prometheus’un cezası da bu yüzden ağır olmuştur, hiç de adaletli bir yönetim sürmeyen Zeus’un iktidarının yıkılacağını da söyler. Bir uzlaşma ya da af dileme istemez. Prometheus tragedyasında Zeus’un iktidarının meşru görülmediği ortadadır. Işık biz ölümlülerin hayatlarını kendi denetimlerini almasını sağlayacak temel bir faktördür. Ateş ve ışık bilgidir, ustalığın sırlarının, doğayı dönüştürmenin yordamıdır. Zeus ve onun ekibinden olanlar da bu yüzden hiç onaylamazlar Prometheus’u. Ölümlüleri mutlak muhtaç durumlarından kurtaracak bir cürettir çünkü Prometheus’un yaptığı. Prometheus’un ismi de Aiskhylos’un yazdığına göre düğümleri çözen anlamına gelir.
Prometheus deyince metni daha tarihsel bağlamında anlamlandırmak için George Thomson’a kulak vermeden olmaz. Thomson bir dönem değişikliğini, toplumsal yapının dönüşümünü işaret eder tragedyaların doğuşunu temellendirmek için. Yunan uygarlığında klan topluluğundan sınıflı bir toplum yapısına geçilmiş, para dolaşıma girmiştir. Prometheus da açıkça değinir zincirlendiği yamaçta koro ile ve İo ile konuşurken. Zeus Olympos’ta yönetimi ele geçirip keyfi bir düzen sürdürür. Bu da emeğiyle dünyayı dönüştüren ölümlüler olan insanların hayat koşullarını iyice ağırlaştırır. Thomson Aiskhylos’un aristokratlar tarafından yapılan okumalarına karşıdır. Prometheus ölümlülere ateşi, ışığı ve ısıyı taşıdığı için devrimci bir tanrıdır, Aiskhylos bunu görmüştür. Prometheus ölümlülere ışığı ve ateşi taşımadan önce ölümlüler acınacak haldedir. Ateş maddi kültürü inşa etmenin temelidir.
Antik Yunan tragedyalarından özellikle Aiskhylos üzerine yaptığı çözümlemelere bakarak bugünümüzü de anlamlandırabiliriz. Tragedyaların her çağdaki güncelliği insanı hep şaşırtır. Bu çağ da toplumsal çelişkilerin gitgide keskinleştiği, kaotik bir toplumsal yapının kurulduğu bir eşikten geçiyor. Bugün için Prometheus rolüne soyunanların Olymposlular tarafından gözünün yaşına bakmadan yine cezalandırıldıkları bir çağdan geçtiğimizi söylemek yanlış olmaz. Ölümlülerden yana kim varsa, sömürü ve sefaletin karşısında kim duruyorsa tam da gerçek anlamıyla zincire vurulur. Ama unutmamalı ki Prometheus’un hikâyesi zincire vurulmasıyla bitmemiştir, Ateşi Çalan Prometheus ve Kurtulmuş Prometheus adlı iki oyunu daha vardır Aiskhylos’un. İçerikleri kaybolsa da metinlerin isimlerini biliyoruz. Belki kurtulmuş Prometheus’un içeriğini dünyaya taşımak da bu çağın göreceği bir mücadelenin kazanımı olacaktır.