Yazar. Ayrıca Medyascope'ta Zeytin Dalı ve Sabun Köpüğü programlarını hazırlayıp sunuyor.

Mahremiyet, bir iç iklimdir. Esasen, kendi korunaklı alanımız ve dış dünyaya kapattığımız bir kapıdır aynı zamanda. Dijital bağlamda ifade edecek olursak, “meşgulüm” ya da “uygun değilim” demenin 21. yüzyıldaki karşılığı olarak görülebilir. Bir anlamda, içe dönüş, kendi iç sesimizle ve kendi hızımızla buluşma fırsatı da olabilir.

Öte yandan, mahremiyetin gizli kalmış ve sesi bastırılmış olanı temsil ettiği de söylenebilir. Dolayısıyla, tanımı gereği içbükey ve dışbükey bir niteliğe sahiptir. İlk bakışta, o “iç iklim” haliyle bir özgürlük alanı olarak karşımıza çıkarken; ikinci halinde, bastırılmışı, susturulmuşu ve gizli kalmışı ifade ettiğinde, 21. yüzyıl tutsaklığının fotoğrafını çeker. Bu nedenle mahremiyeti bu geniş skalada düşünmek önemli. Yani mahremiyet, hem bir özgürlük hem de bir tutsaklık olarak değerlendirilebilir.

Sert rüzgarların estiği bir dünyada yaşamlarımızı sürdürürken, birinci anlamın işaret ettiği o özgürlük alanlarına gerçekten ihtiyacımız var. Ancak, ikinci anlamın bizden gizlenen gerçekleri temsil ettiğini de teslim etmek zorundayız. Bugün, kapalı kapılar ardında insanlardan saklanan ve kamuoyunu yok sayan tavırların ifşa edilmesinin zamanı çoktan gelmiş, hatta geçmektedir.

Örneğin, gizli kapaklı istismar dosyalarının açılması, bu anlamdaki mahremiyetin ortaya çıkması, ışığa kavuşması demektir ve büyük önem taşır. Bu açıdan, mahremiyeti yalnızca kendi iç sesimizi bulmak olarak değil, aynı zamanda bizden gizleneni açığa çıkarmak için aralanması gereken bir Pandora’nın Kutusu olarak da düşünmeliyiz.

Bu durum, ülkeler düzeyinde de geçerli elbette. Karar mekanizmalarının halktan saklandığı ve savaş rüzgarlarının estiği bir süreçte, devletlerin “kendi mahremiyeti” adı altında perdelediği gerçekler de söz konusu. Örneğin, okulların bombalanması gibi bir karar, mahrem bir karar değil, tüm dünyanın gözü önünde işlenen bir cinayettir ve bu cinayetin mutlaka ifşa edilmesi gerekir.

8 Mart haftasını geride bıraktığımız şu günlerde, sözüne güvendiğim eski bir aktivist ve tanınmış bir sendikacı olan bir ağabeyimin sözleriyle bitirmek istiyorum. O şuna inanıyor: “Artık kadınlar bu işi götürecek. Biz erkekler de bütün sefilliğimizle, onların açtığı yolda, onların barış ve mücadele sesinin peşi sıra gideceğiz. Onlar gerçeğin derinliklerini ortaya koyarken, biz de onları takip edeceğiz.” Haklı.

Kadınların sesi, bu bağlamda, “özel olan politiktir” noktasından hareketle mahremiyet konusunda herkese yepyeni şeyler söylemeye aday. Yakın gelecekte, dünyanın değişmesi ve bizden gizlenen, uzaklaştırılan tüm gerçeklerin ifşa edilme olasılığı dahi umut verici.

Umut deyince, Mikroscope dergisi olarak, “Mahremiyet” başlığı altında inanılmaz sayıda yazı aldık. Bu yoğun ilgi bizi hem heyecanlandırdı hem de seçim yapmakta hayli zorlandık. Bu ilgi, konuyu doğru bir yerden ele aldığımızı gösterdi. Yazıların çoğunun kadınlardan gelmesi ise ayrıca anlamlıydı. 45. sayımızda hissettiğimiz bu enerji, doğru bir damara dokunduğumuzu kanıtladı ve yola devam etmemiz için bize güç verdi.

Bir sonraki sayımızın konusu ise “Kentsel Bahar” olacak. Beton arasında filizlenen bir yaşamı bakalım sizler nasıl betimleyeceksiniz… Kentsel dönüşüm alanlarını, sokak sanatlarını, metropollerdeki doğa ile olan ilişkiyi ve nicesini…

Yazılarınızı her zamanki adresimize, info@mikro-scope.com‘a bekliyoruz.

 

Eser Alımı ve Dergi Yayın Yönergesi

1) Eserler Word formatında, metin dili Türkçe seçilerek (Word içinde yazım ve dilbilgisi kontrolü için dil Türkçe olarak ayarlanmış olmalıdır) yazılmalıdır. Yazı tipi; Times New Roman, Calibri veya Arial olabilir. Yazı tipi boyutu 12 puntodur. Yazıların başlıkları 14 punto ve koyu olmalıdır. Başlık hizalaması “ortadan” yapılmalıdır.

2) Paragraf ayarları aşağıdaki görsel ile aynı olacak şekilde yapılmalıdır:

3) Yazım kılavuzu olarak Türk Dil Kurumu (TDK) https://sozluk.gov.tr/ esas alınmalıdır.

4) Yazımı tamamlanan eserlerde, Word içinde yer alan yazım kontrolü özelliği kullanılarak yazım kontrolü yapılmalıdır. Bu esnada dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:

  • Noktalama işaretlerinden önce boşluk olmaması
  • Kelimeler arasında birden fazla boşluk olmaması
  • Büyük/küçük harf kullanımları
  • Word’un yazım kontrolü ile TDK Sözlük verileri arasında uyuşmazlık olduğunda TDK Sözlük verileri geçerlidir.
  1. maddede belirtilenleri yapmamış eser sahiplerinin eserleri, ön değerlendirme aşamasında elenerek yayın kuruluna sunulmayacaktır.

5) Yazılarda yer alacak eser isimleri italik olarak yazılmalı, ayrıca tırnak işareti kullanılmamalıdır.

6) Yayımlanmasını istediğiniz yazılarınızı dergiye gönderirken “Mikroscope – Ay – Sayı XX – Yazının başlığı” formatının kullanılması rica edilir.

7) Kısa hikâyelerin 250 kelime, aylık tema yazılarının ise 1000 kelimeyi geçmemesine özen gösterilmelidir.

8) Röportajların en fazla 2000 kelime olmasına dikkat edilmelidir. Aşağıdaki hususlar önemlidir:

  • Röportajın başlığı
  • Röportajın giriş yazısı
  • Röportajlarda soruların koyu, cevapların ise normal olması ve yukarıda belirtilen yazı tipi ile paragraf ayarlarına ek olarak, cevap ile bir sonraki soru arasında bir satır boşluk bırakılması
  • Röportajın okunuşunu kolaylaştırmak ve okuyucunun ilgisini çekmek için ara başlıklar kullanılması, ara başlıkların tamamının büyük harf ile yazılması, italik olması ve hizalamasının ortadan yapılması.

9) Yazılarınızda kullanılmasını istediğiniz görseller varsa bu görselleri yazınızla birlikte aynı e-posta gönderisi içinde teslim etmeniz önemlidir. Gönderilen görsellerin yayımlanması açısından herhangi bir telif hakkı olmadığından emin olmak, yazarın sorumluluğudur. Mikroscope, gönderilen görsellerden doğabilecek telif hakkı sorunları durumunda hiçbir sorumluluk kabul etmeyecektir.

10) Dergimizde yayımlanan tüm yazıların hukuki sorumluluğu, yazarına aittir. Mikroscope bu konuda hiçbir sorumluluk kabul etmez.

11) Dergimizde yayımlanan tüm yazıların yayın hakları dergiye aittir. Yayımlanan yazılarda daha sonradan bir değişikliğe gidilemez, yazının dergiden çıkartılması istenemez.

12) Dergide yayımlanan yazılar için telif ücreti ödenmez, telif talepleri kabul edilmez.